Eylül’de Ayvalık Cunda Adası’nda Yapılacaklar

Eylül ayı sonbaharın başlangıcı olarak kabul edildiğinden biraz hüzün uyandırır. Yaz mevsiminin bitişine dair bir kanıt gibi takvim sayfalarından bize bakar. Burada Eylül ayına biraz haksızlık ediliyor çünkü Eylül ayı denize girilecek kadar sıcak bir ay. Hatta Eylül’de bir öğle vakti sokaklarda gezebilir, yaklaşmakta olan sonbaharın renk cümbüşüne şahit olabilirsiniz.

Örneğin Ayvalık’ın göz bebeği Cunda Adası’nda Eylül ayı çok keyifli geçer çünkü Cunda’nın sokakları bir tarih müzesi gibidir. İnsanlar genellikle Temmuz ve Ağustos aylarında gittiklerinden, gündüz bunaltıcı sıcaklardan kaçmak için güneşi kaçırır ve bu tarihi ciğerlerine çekemezler. Halbuki Eylül ayında güneş tepedeyken bile bu sokaklar arşınlanabilir.

Eylül ayında Cunda Adası’nda olmanın avantajları tarihi yapıları dilediğiniz gibi inceleyebilmenizden ibaret de değil. Adanın yaz sezonunda başlayan renkli hayatı Eylül’de de devam ediyor. Butik dükkanlardan alışveriş yaparak, Cunda Adası’na özel aksesuarlardan edinebilirsiniz veya sahile inerek yalnızca Ayvalık’ta yakalanan Papalina balığının tadına bakabilirsiniz. İsterseniz akşam güneşinin tadını taze balık ve mezeler eşliğinde çıkarabilirsiniz.

Adanın Koylarını Keşfetmeye Hazırlanın

Cunda Adası’nın tarihi güzellikleri saymakla bitmez. Her yeri tarih kokan bu adanın bir diğer özelliği ise, bakir kalmayı başarabilmiş koyları. Adanın hemen her yerinde hala bakir olan, insan eli değmemiş koylar var. Mavi ile yeşilin ahenk içinde yaşadığı adanın bu koylarının güzelliği ile büyülenmemek elde değil. Eylül ayında hava henüz sıcak olduğu için, bu güzellikte denize girmek de mümkün.

Adanın koyları ile ilgili bir başka ilginç nokta ise, bazı koylarda küçük balıkçı köylerinin bulunması. Zamanında Midilli’den göçmüş olan Rum kökenli vatandaşlarımız, burada çoğumuzun tattığı modern yaşamın bitter tadından uzakta yaşamını sürdürüyor. Yaşlı nüfusun pek çoğunun hala Rumca konuştuğu bu köylerde insanlar, balık tutarak ve günlük hayatın acelesinden uzak şekilde yaşıyor.

 

Cunda Adası’nda Tarihi ve Doğayı Tecrübe Edin

Kısaca söylemek gerekirse, Cunda Adası tarihin ve doğanın iç içe geçmiş olduğu nadide bir yer. Eski ile yeniyi harmanlaması bir yana, kendine has doğal güzellikleri bulunuyor. Rum ve Türk kültürünün harmanlandığı bu yerde insanlar çok keyifli zamanlar geçiriyor.

Cunda’yı Eylül ayında ziyaret etmenizde hiçbir sakınca yok. Hatta Eylül ayında burada olmak, Temmuz veya Ağustos’a göre çok daha avantajlı. Hava durumu rahatça gezmek ve denize girmek için elverişli. Ayrıca sonbaharın başlangıcı adanın rengarenk bir cümbüşü andırmasına yol açıyor.