Cunda Adası

Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı olan Cunda Adası gezilecek yerler bakımından ülkemizin en dikkat çekici adalarından biri. Adanın bugünkü ismi Alibey Adası olsa da daha çok Cunda Adası olarak biliniyor. Adanın bugünkü adı Kurtuluş Savaşı sırasında padişahın Yunanlılara teslim olun emrine uymayarak silahlı mücadeleye başlayan ilk birliğin kumandalı Yarbay Ali Çetinkayadan alıyor. Ayvalık çevresinde yer alan 22 adadan yerleşimin olduğu tek yer olan Cunda aynı zamanda ülkemizin Ege’de yer alan en büyük 4. adası.

Cunda Adası, sahip olduğu doğal güzellikleri kadar sahip olduğu turistik olanaklar ile de Ege’nin en hareketli ve güzel yerlerinden. Bağlı olduğu Ayvalıktan daha da dikkat çeken bir yer. Eskiden kalma kilise ve manastırları, dar taş sokaklar arasında kalan tarihi evleri, plajları ve birbirinden ünlü restoranları ile Cunda son yılların en popüler gezi noktalarından.

Cunda Adası Gezilecek Yerler Listesi

1. Cunda Sahili

Cunda Adası gezilecek yerler listemizin ilk sırasında adanın en hareketli yeri olan sahil geliyor. Mevlana Caddesi olarak geçen sahil araç trafiğine kapalı. Bu arada haritadan bakarsanız Mevlana Caddesi çok uzun, sahilin hareketli kısmı Hamidiye Camii’nin de olduğu kısımdan başlıyor. Eğer Cunda’ya aracınız ile giderseniz bu notada yer alan paralı belediye otoparkına aracınızı bırakıp sahil boyunca yürüyüş yapabilirsiniz. Sahilin gecesi de gündüzü de ayrı güzel. Sahil başlangıcındaki Despot Evi, adanın en eski ve önemli yapılarından. Sahil üzerinde yer alan Saki & Mustafa’nın Yeri ya da bilinen adıyla “Lokma İmparatoru” nefis lokmaları ile ünlü. Tarihi Taş Kahve dibek kahvesi ile Bay Nihat ise birbirinden lezzetli yemekleri ile ünlü bir restoran. Cadde boyunca seyyar satıcıların sattığı buzda bademler ise cezbedici.

2. Aşıklar Tepesi & Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı

Cunda Adası’nın en güzel manzara noktalarından biri Aşıklar Tepesi. Aşıklar Tepesi’ne çıkarak Cunda, Ayvalık ve çevre adalarının manzarasını seyredebilirsiniz. Tepenin olduğu noktada Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı ile Panaya Kilisesi yer alıyor. Eğer bölgeye aracını ile gidecekseniz çok dikkat etmeniz lazım. Çok dar sokaklar var. Bana kalırsa Cunda Adası’nın arka kısmında yer alan 15 Eylül Caddesi üzerinden tepeye çıkın. Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı’nın önünde sınırlı da olsa araç park edilecek alan var.

Burada eskiden yer alan yapı İstanbul’daki Fener Rum Patrikhanesine bağlı olan manastırın ana kilisesi Agios Yannis Kilisesi. Bu yapının kıyısında yer aldığı bilinen değirmenden zamanla sadece temel taşları kalmış. Yapının en önemli özelliklerinden biri 17-18 yy asrın kilise hukuku hakkında zengin bir kitaplığa sahip olmasıymış. 1924 yılında zorunda mübadelenin ardından zamanla harabe görünümüne kavuşan yapı 2007 yılında Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı tarafından güzel bir kitaplığa çevrilmiş. Muhtar Kent’in babası olan eski büyükelçi Necdet Kent ve eşi Sevim Kent’in adı verilen kitaplıkta Muhtar Kent’in bağışladığı ve babasına ait 1300 adet kitap sergileniyor. Kitaplığın değirmeni bugün Cunda Adası’nın sembolleri arasında yer alıyor. Kitaplığın hemen önünde yer alan ufak kafesine oturarak muhteşem manzaraya karşı soğuk limonatanızı içebilirsiniz. Değirmenin giriş katında ufak bir de hediyelik eşya bölümü. Kitaplık pazartesi günleri hariç her gün ücretsiz olarak 09.30-17.30 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

3. Taksiyarhis Kilisesi (Rahmi M. Koç Müzesi)

Cunda ve Ayvalık’ta birer adet Taksiyarhis Kilisesi yer alıyor. Ayvalık’taki kilise bugün anıt müzesi olarak kullanılırken 1873’te Cunda’da inşa edilen kilise ise Rahmi M. Koç Müzesi olarak hizmet veriyor. Taksiyarhis Kilisesi Müslüman ve Hristiyanların zamanında birlikte yaşadığı bir bölgede yer alıyor. 1873 yılında inşa edilen kilisenin kapı sütunları ve merdivenlerinde sarımsak taşı kullanılmış. Neo klasik mimaride olan yapı tek kubbeli ve bazilika tipinde, dikdörtgen planlı. Kilisenin çanı 2. Dünya Savaşı sırasında halka haber verilmesi için kullanılmış, şu an bu çan Bergama Müzesi’nde sergileniyor. İnanışa göre eskiden Ortodoks kiliselerinin zeytin ve sabun gibi çeşitli ihtiyaçlarını karşılayan bu kilise zamanla yıpranmış ve harabeye dönmeye başlamış.

2011 yılında Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı tarafından kiralanan kilisede çok başarılı restorasyonlar gerçekleştirildi ve şu an müze olarak hizmet veriyor. İstanbul ve Ankara’daki müzelerin bir benzeri, minyatürü olan müzede; klasik otomobiller, teneke oyuncaklar, buharlı modeller, denizcilikte kullanılmış çeşitli aletler, eski bebek arabaları ve çeşitli oyuncaklar sergileniyor. Müze 1 Ekim-31 Mart tarihleri arasında 10.00-17.00, 1 Nisan-30 Eylül arasında ise 10.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Müze pazartesi günleri ise kapalı. Cunda Adası gezilecek yerler listenize bu müzeyi mutlaka ekleyin.

Bu arada ben müzenin olduğu alana araba ile gittim. Uzun zamandır bu kadar dar ve zorlu sokaklarda araç kullanmamıştım. Müze önünde birkaç araçlık park alanı var. Fakat yeniden gitsem strese girmeden limandan yürüyerek müzeye ulaşırdım. Benzer şekilde Aşıklar Tepesi’nden de yürüyerek kısa bir sürede müzeye ulaşabilirsiniz.

4. Tımarhane Adası

Cunda Adası gezilecek yerler listesinde yer alan en ilginç yerlerden biri Tımarhane Adası. Rivayete göre Osmanlı Dönemi’nde Ayvalık ve Cunda’da yaşayan Rumlar içkiyi fazla kaçırınca akılları başlarına gelmesi için bu adaya bırakılırmış. Tımarhane Adası sahip olduğu sert rüzgarları ile ünlü. Bu yüzden inanışa göre buraya bırakılan alkollü insanların akılları başlarına gelirmiş. Adada bir de Agia Paraskevi adında bir de bakımsız manastır yer alıyor. Manastırdan geriye sadece ufak bir bölüm kalmış. Tımarhane Adası’nı belki özellikle gezmenize gerek yok. Cunda Adası çevresinde gezerken Tımarhane Adası’nı uzaktan izleyebilirsiniz.

5. Cunda Sahil Çarşısı

Cunda sahilinde yürümeye devam ettiğinizde Sahil Çarşısı’na ulaşırsınız. Burada yer alan çarşıda kendinize ve sevdiklerinize çok güzel ve orijinal hediyelik eşyalar alabilirsiniz. Ayvalık ve Cunda’da satın alabileceklerinizin başın zeytinyağı ve bu tipte ürünler geliyor. Sahil Çarşısı’nda ise daha çok turistik, el yapımı hediyeler yer alıyor. Birbirinden güzel magnetler, süsler, takıları bu çarşıda satın alabilirsiniz.

6. Taş Kahve

Cunda Adası gezilecek yerler listemizdeki en popüler yerlerden biri Taş Kahve. Bu tip gezi listelerinde normalde restoran ve kafelere çok fazla yer vermek istemiyorum fakat Cunda’da da bu konuda biraz esneklik göstereceğim çünkü Taş Kahve, Cunda’nın hem tarihi hem popüler yerlerinden biri. Sahilin tam ortasında yer alan bu ünlü kahvenin geçmişi Giritli Hüseyin Bey’e kadar gidiyor. Kahvenin resmi sayfasında anlattığı tarihçeye göre Giritli Hüseyin Bey Resmo‘da (Girit’in 3. büyük şehri) aynı isimde kahve işletir. Mübadeleden sonra oğlu ile birlikte Cunda’ya yerleşme kararı alır ve fakat ömrü yetmez. Daha sonrasında oğlu adaya yerleşir ve ufak bir kahve işletir. Daha sonra şimdiki Taş Kahve’nin satışa çıkması ile kahveyi satın alarak işletir. Bugün Taş Kahve bölgenin en popüler yerlerinden. Özellikle damla sakızlı kahvesi ile ünlü olan kahve geçmiş ve geleceği aynı yerde yaşatıyor. Kahvenin kapalı kısmı halen ton ton amcalar tarafından tercih edilse de kahvenin sahil kısmında kalan masalar genç yaşlı insanlar tarafından popüler bir kafe olarak kullanılıyor. Kahvenin müdavimleri geçmişte buranın daha orijinal olduğunu söylese de fırsatınız olursa kahvede oturun kahve ya da damla sakızlı dondurmanın keyfine varın.

7. Despot Evi

Rumlar tarafından yapılmış olan Despot Evi, Cunda Adası’nın en önemli yapılarından. Ev hakkında ilginç bir hikaye var. Rumlar, Yunanistan devlet olduğunda mutluluktan Despot’a çok yüklü bağışta bulundular. Despot bu paranın bir kısmı ile 1862 yılında bu tarihi yapıyı yaptırıp rahat bir yaşam sürer. 1877 yılında yaşanan bir baskında Despot evinde öldürülür bir rivayete göre fakat parasının yerini söylemez bir rivayete göre ise evdeki yüklü altın ve gümüş kupalar çalınır. Öksüz evi, hükumet binası gibi çeşitli amaçlarla kullanılan Despot Evi günümüzde harap bir görüntüde. Cunda sahile indiğinizde ev sahilin en doğu kısmında, otoparkların olduğu alanda yer alıyor.

8. Ayışığı ManastırıAyışığı Manastırı

Cunda Adası’nın kuzeyine doğru uzantısı olan Patriça‘da önemli tarihi yapılardan biri olan Ayışığı Manastırı yer alıyor. Sarımsak taşından yapılan ve Bekar Kızlar Manastırı olarak da bilinen yapı tarihinin 16. yüzyıla kadar uzandığı düşünülüyor. Yıllar boyunca harabeye dönen yapı Suzan Sabancı tarafından başarılı restorasyon sonucunda müzeye çevrilmiş. Manastırı görme şansım olmadı fakat yaptığım araştırmalarda manastırın restorasyon sonucu müzeden ziyade özel bir malikaneye çevrildiği şeklinde yorumlar okudum. Yaşanan olaylar sonrasında malikane haftanın yalnızca 1 günü 5 saatliğine ziyarete açık.